Alaz KOÇ: Öğrendim, Öğreniyorum, Öğreneceğim

“Kendisinden bir şey öğrenilmeyecek, tek bir insana rastlamadım.” –Alain

“Gezip gördükçe cehaletim artıyor.”  –Mehmet Çetinkaya

Gezilerim sırasında mümkün oldukça her zaman couchsurfing kullanmaya gayret ettim. Çünkü bu hayatta öğrendiğim en güzel şeyleri tanımadığım insanlar sayesinde öğrendim. Şimdi size insanlığı nasıl öğrendiğimi ve ön yargılardan nasıl kurtulduğumu anlatacağım.

Yer Romanya Timisoara. Couchsurfing kullanmışım arkadaşımla beraber. Ev sahibinin ismi Csabi.Csabi ile akşam 8’de tiyatro binasının önünde buluşacağız diye sözleştik. Tam 8’de geldi. 8’i 1 geçmiyordu yani. Tokalaşıp tanıştık. Çok kısık bir sesle konuşuyordu. Hava soğuktu onu duyabilmek için şapkamı çıkardım. O kadar kısık. O an arkadaşımla göz göze geldik aynı şeyleri düşündüğümüzü anladım. Farklı bir adamdı Csabi abi  Eve geldik eşyalarımızı bıraktık. Ne yapmak istersiniz dedi. Buranın lokal yiyecek içeceklerini tatmak istiyoruz dedik. Bizi 1718 den beri üretimi devam eden Timisoara birasını içmeye götürdü. Restorant gürültülüydü onu duyabilmek için acı çekiyorduk. Çoğu zaman anlamayıp sadece güldüm. Biraz kültür alışverişi ve muhabbetten sonra eve tekrar döndük. Fizyoterapist kendisi. Evini aynı zamanda ofis olarak kullanıyor. Ev tek oda tek mutfak. Şöyle bir baktım bir tane yatak var. Arkadaşımla gene göz göze geldik. Aha dedim! Alaz 3 kişi aynı yatakta yatacaz. Csabi’yi araya alacağız, Allah ne verdiyse artık. Derken 2 tane çarşaf serdi yere birde çadır matı. Elbiselerinden yastık yaptı kendine. Ben burada yatacağım sizde koltukta dedi. Şekilden şekile girdim. Ben yatayım orda dediysem de izin vermedi. Yani ev sahibi yerde yatıyor size kendi yatağını veriyor. İnsanlığı öğrettiler gene. Üstüne aç mısınız ben bir şeyler yiyeceğim, size de ikram edebilirim. O kadar utandım ki aç olmama rağmen yemek istemedim. Ertesi sabahta karnımızı doyurdu, şehirde gezilecek yerleri gösterdi. Csabi abi farklı bir insan olabilir. Ama yufka yürekli ve bana insanlığı öğrettiğine eminim.

Bu anımda vermek istediğim mesaj aslında şu Csabi hiçbir çaba sarf etmeden bana hayatımın dersini vermişti.

Üniversite yıllarıma baktığım zaman hiçbir şey öğrenmemişim. Yav bir insan hiçbir şey mi öğrenmez. Hayvan sağlığı dışında üniversitede öğrendiğim tekbir şey yok. Benim öğrenme sürecim eğitim yıllarından sonra başladı. Eğer yeni bir öğrenme stili eklemem mümkün olsaydı, sokaktan yada tecrübe ile öğrenme stili diye bir madde ekleyebilirdim. Beni ben yapan, Alaz’ı Alaz yapan tüm özellikleri ben tecrübelerimden öğrendim. En güzel ve kalıcı öğrenme stilininde bu olduğu inancındayım. Tecrübelerimizden yararlanarak iyi veya kötü hiç önemli değil hepsinin bizim bir parçamız olduğunu ve bundan ders aldığımız sürece öğrenmenin sonsuz güzellikte olduğunun farkına varabiliriz. Bir arkadaşımızla kahve içerken ”Aa hadi ya öyle miymiş ” diyerek çok önemli şeyler öğrenebiliriz. Yaygın Eğitim Akademisi eğitim programında da aynı şekilde öğreniyoruz. Eğitmenin bir müdahalesi olmadan katılımcılar belirlenen konu ile ilgili görüşlerini belirtiyorlar. Yani tek bir kaynaktan alınan bilgilere göre değil sonsuz bir kaynaktan alınan bilgilere ulaşmış oluyoruz ve bu şekilde de öğreniyoruz.

“Crazy teacher” diyerekte öğrenmek ile ilgili bu yazımı bitiriyorum: https://www.youtube.com/watch?v=gZzKe1BC2XU

Alaz KOÇ
Yaygın Eğitim Akademisi

%d blogcu bunu beğendi: