Yaygın Eğitim Akademisi 2017 Dönemi Sona Erdi

Merhaba,

Bildiğiniz üzere; 2017 Haziran – 2017 Kasım ayları arasında 32 saat süreyle gerçekleştirilen Yaygın Eğitim Akademisi isimli Eğitmen Eğitimi’ni düzenledik ve tamamladık. 12 Gençlik Çalışanı eğitime katılarak bu sertifikayı almaya hak kazanmıştır. Bahsi geçen katılımcılar eğitim sonunda yaygın eğitim eğitmenliği konusunda yetkinlik kazanmış ve eğitim süresince elde ettiği kazanımlar ile yaygın eğitim alanında eğitmenlik yapabilecek seviyeye gelmiştir. Katılımcılarımızın başarılarının devamını diler, eğitmenlik hayatlarında öğrenme dolu bir süreç temenni ederiz.

Buradan katılımcılarımızın ismini de duyurmaktan gurur duyarız;

1 Alaz Koç
2 Alperen Bayram
3 Ayhan  Gümüşkılıç
4 Merve Aktepe
5 Cansu Özkan
6 Deniz Erdoğan
7 Enes bahadır Bekdaş
8 Gülşen Turna
9 Ibrahim Halil Boğatemür
10 Kamil Çoban
11 Neslihan Hi̇çdönmez
12 Zehra Güveren

Hepsine emekleri ve aktif katılımları için tekrar teşekkür ederiz. Bir sonraki dönemde görüşmek üzere,

Öğrenme dolu bir yaşam dileriz,

Gençlik Çalışmaları Derneği Yönetim ve Eğitim Ekibi

Alperen BAYRAM: Öğrenmenin Büyüsü

İnsanoğlu varolduğu zamandan bu yana hayatta kalma ve hayatını idame ettirmek için kolay ve konforlu yolları arayagelmiştir. Tecrübe ettiği tüm yolları belleğine kaydeden insanlar, bu bilgileri parçası olduğu toplumla paylaşarak hem kendisi öğrenmiş, hem de bu öğrenilenleri çağdaşlarına ve sonraki jenerasyonlara aktararak öğretme deneyimi yaşamışlardır.

İlk çağlardan günümüze, insanoğlu yukarıda bahsedildiği üzere kendi varlığı ve genlerinin devamını sağlamak adına öğrenmenin ve öğretmenin farkına varmış ve bu büyülü deneyim günümüze kadar gelmiştir. Orta çağlarda ve klasik çağlarda genelde öğrenme merkezleri tapınaklarda yapılandırılmış biçimde ve toplumun belirli bir tabakasına yönelik iken klasik çağ öncesi avcı-toplayıcı atalarımız, öğrenme deneyimini kollektif olarak yaşıyor, her birey bulunduğu topluma karşı görevini yerine getirmek adına sürekli yeni yetenekler ve tecrübeler edinmek durumunda kalıyorlardı. Günümüz modern toplumunda ise öğrenme deneyimi artık farklı bir aşamada bulunmakta. Kimi zaman, toplumun ihtiyaç duyduğu temel vatandaşı yetiştirmek için örgün eğitim/öğretim kullanılmakta iken, toplumun gelişmesi adına daha gelişmiş sofistike eylemler için bireyler araştırma-geliştirme metodları ile kendi kendileri öğrenmekteler.

Öğrenmenin tarihi boyunca geçirdiği evrimle ilgili küçük bilgilerden sonra günümüz toplumu ve geleceğin toplumunun öğrenme deneyimleri hakkında kafa yormaya başlayabiliriz. Sizlerin de bildiği üzere günümüzün en büyük bilgi kaynağı internet, ve internetsiz bir gelecek çizgisi düşlemek imkansız! Bu halde halihazırda uzaktan öğrenim, kendi kendine öğrenim gibi internet bazlı öğrenim çeşitlerine gelecekte yenilerinin ekleneceğini düşünmek çok da çılgınca bir fikir olmasa gerek. Gelişen artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamaları şimdiden öğrenme tasarımları çalışmalarında yerlerini almaya başladı. Yüksek hızda bağlantı hızı, her zaman yeniye ulaşma isteği ile insanoğlu gelecekte hayat boyu öğrenme kavramını, sürekli ve anda öğrenme kavramına dönüştürecek gibi görünüyor. Zira tarih bize öğrenen ve öğrenmeye açık toplumların refah seviyesinde ve toplumlar arası yarışta her zaman önde olduğunu göstermekte.

Sonuç olarak, toplumlar geleceklerini gençleri ile inşa ederler, gençler için yapılabilecek en iyi yatırım ise günümüz şartlarını da gözeterek modası geçmiş ve tartışma konusu eğitim sistemlerinden ziyade gençlere yönelik, onların ihtiyaçlarını gözeten öğrenme tasarımları geliştirmek olduğunu söyleyebilirim.

Alperen BAYRAM
Yaygın Eğitim Akademisi

Alaz KOÇ: Öğrendim, Öğreniyorum, Öğreneceğim

“Kendisinden bir şey öğrenilmeyecek, tek bir insana rastlamadım.” –Alain

“Gezip gördükçe cehaletim artıyor.”  –Mehmet Çetinkaya

Gezilerim sırasında mümkün oldukça her zaman couchsurfing kullanmaya gayret ettim. Çünkü bu hayatta öğrendiğim en güzel şeyleri tanımadığım insanlar sayesinde öğrendim. Şimdi size insanlığı nasıl öğrendiğimi ve ön yargılardan nasıl kurtulduğumu anlatacağım.

Yer Romanya Timisoara. Couchsurfing kullanmışım arkadaşımla beraber. Ev sahibinin ismi Csabi.Csabi ile akşam 8’de tiyatro binasının önünde buluşacağız diye sözleştik. Tam 8’de geldi. 8’i 1 geçmiyordu yani. Tokalaşıp tanıştık. Çok kısık bir sesle konuşuyordu. Hava soğuktu onu duyabilmek için şapkamı çıkardım. O kadar kısık. O an arkadaşımla göz göze geldik aynı şeyleri düşündüğümüzü anladım. Farklı bir adamdı Csabi abi  Eve geldik eşyalarımızı bıraktık. Ne yapmak istersiniz dedi. Buranın lokal yiyecek içeceklerini tatmak istiyoruz dedik. Bizi 1718 den beri üretimi devam eden Timisoara birasını içmeye götürdü. Restorant gürültülüydü onu duyabilmek için acı çekiyorduk. Çoğu zaman anlamayıp sadece güldüm. Biraz kültür alışverişi ve muhabbetten sonra eve tekrar döndük. Fizyoterapist kendisi. Evini aynı zamanda ofis olarak kullanıyor. Ev tek oda tek mutfak. Şöyle bir baktım bir tane yatak var. Arkadaşımla gene göz göze geldik. Aha dedim! Alaz 3 kişi aynı yatakta yatacaz. Csabi’yi araya alacağız, Allah ne verdiyse artık. Derken 2 tane çarşaf serdi yere birde çadır matı. Elbiselerinden yastık yaptı kendine. Ben burada yatacağım sizde koltukta dedi. Şekilden şekile girdim. Ben yatayım orda dediysem de izin vermedi. Yani ev sahibi yerde yatıyor size kendi yatağını veriyor. İnsanlığı öğrettiler gene. Üstüne aç mısınız ben bir şeyler yiyeceğim, size de ikram edebilirim. O kadar utandım ki aç olmama rağmen yemek istemedim. Ertesi sabahta karnımızı doyurdu, şehirde gezilecek yerleri gösterdi. Csabi abi farklı bir insan olabilir. Ama yufka yürekli ve bana insanlığı öğrettiğine eminim.

Bu anımda vermek istediğim mesaj aslında şu Csabi hiçbir çaba sarf etmeden bana hayatımın dersini vermişti.

Üniversite yıllarıma baktığım zaman hiçbir şey öğrenmemişim. Yav bir insan hiçbir şey mi öğrenmez. Hayvan sağlığı dışında üniversitede öğrendiğim tekbir şey yok. Benim öğrenme sürecim eğitim yıllarından sonra başladı. Eğer yeni bir öğrenme stili eklemem mümkün olsaydı, sokaktan yada tecrübe ile öğrenme stili diye bir madde ekleyebilirdim. Beni ben yapan, Alaz’ı Alaz yapan tüm özellikleri ben tecrübelerimden öğrendim. En güzel ve kalıcı öğrenme stilininde bu olduğu inancındayım. Tecrübelerimizden yararlanarak iyi veya kötü hiç önemli değil hepsinin bizim bir parçamız olduğunu ve bundan ders aldığımız sürece öğrenmenin sonsuz güzellikte olduğunun farkına varabiliriz. Bir arkadaşımızla kahve içerken ”Aa hadi ya öyle miymiş ” diyerek çok önemli şeyler öğrenebiliriz. Yaygın Eğitim Akademisi eğitim programında da aynı şekilde öğreniyoruz. Eğitmenin bir müdahalesi olmadan katılımcılar belirlenen konu ile ilgili görüşlerini belirtiyorlar. Yani tek bir kaynaktan alınan bilgilere göre değil sonsuz bir kaynaktan alınan bilgilere ulaşmış oluyoruz ve bu şekilde de öğreniyoruz.

“Crazy teacher” diyerekte öğrenmek ile ilgili bu yazımı bitiriyorum: https://www.youtube.com/watch?v=gZzKe1BC2XU

Alaz KOÇ
Yaygın Eğitim Akademisi

Kamil ÇOBAN: Öğrenme Sonu Olmayan Bir Keşif Sürecidir

Öğrenme Sonu Olmayan Bir Keşif Sürecidir

Doğduğumuz andan itibaren bir öğrenme süreci başlıyor bizim için.

Dünyaya adım attığımız an nesnelerle, insanlarla ve doğayla etkileşim içine giriyoruz. Sürekli bir şeyler öğreniyor, yeni deneyimler kazanıyoruz.

Sürekli öğreniyor ya da öğrenmeye itiliyoruz.

Özellikle yirminci yüzyıldan itibaren dünyada çok önemli değişim ve dönüşümler yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor. İçinde bulunduğumuz topluma ve bu hızlı değişimlere ayak uydurmamız için hayatımız boyunca öğrenmemiz gerekli kılınıyor.

Eğitimin şekli öğrenme sürecinin de şeklini belirliyor.

Çağımızın gerekliliği sürekli değişim ve dönüşümleri yakalamak ve uyumlanmak. Diğer yandan aile, toplum ve okul üçgeni tarafından yetiştirilirken öğrenmeden ziyade öğretilme süreci içinde bulduk kendimizi. İşte tam da burada çocuklukta bir süreç olan öğrenme biçimi, örgün eğitimle beraber sonuç odaklı olmaya başladı. Yapılandırılmış alanda talep edilmeyen öğrenme yerini ezbere bıraktı, bunun sonucunda sorun çözme (yaratıcılık) yeteneğimiz köreldi ve eğitilmeye bağımlı hale geldik. Sorun da burada ortaya çıktı.

Etkili ve verimli bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi ve öğrenmenin kalıcı hale gelmesi için eğitimin insanların yaşamına – pratik ve becerilerine- dokunması gerekiyor. Bu noktada gönüllülük süresince sivil toplum alanında karşılaştığım ve bir daha kopamadığım eğitim çeşidinden bahsedeceğim, örgün öğretimden çok daha önce doğmuş olan yaygın eğitim biçimi. Örgün eğitimdeki öğretmen- öğrenci ilişkisinin ve ezbere dayalı öğrenmenin aksine, yaygın eğitim gönüllülük esaslı ve birey merkezli olup, katılımcının yani öğrenenin pratik ve becerilerine dayanır. Tek bir doğrunun dayatılmadığı alanda katılımcılar tartışarak, düşünerek, beyin fırtınası yaparak birbirlerinden öğrenirler. Yaygın eğitim insanların yaratıcı düşünme ve sorun çözme becerisini geliştirirken kendilerini keşfetmelerine yardımcı olur. Aslında öğrenme süreci burada tekrardan süreç odaklı hale dönüşüyor ve katılımcı öğrenme sürecinin öznesi haline geliyor.

Öğrenme teorileri üzerine çalışanlar öğrenmeyi-öğretmeyi daha verimli hale getirebilmek için öğrenme üzerine birçok görüş geliştirdi. Katlımcısı olduğum Yaygın Eğitim Akademisinde geçen hafta öğrenme biçimleri üzerine beyin fırtınası yaparken şöyle bir şey konuşuldu. ’’Öğrenme biçimleri bir mit olabilir, herkesin öğrenme tarzı birbirinden farklıdır.’’ Sonra üzerine düşündüm ve aydınlandım.

Öğrenme üzerine birçok görüş olsa da, insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olduğu gibi öğrenme tarzları da birbirinden farklıdır. Öğrenme biçimleri bize yol gösterse de başka bir yandan bizi kısıtlar.

Öğrenme doğumla başlayıp ölümle biten bir süreçtir. sonu olmayan bir keşif sürecidir.

Hepimiz öğrenme ile ilgili birçok yanlış bilgilere ve alışkanlıklara sahibiz. Önemli olan öğrenmeye açık olmak ve dogmatik bir yaklaşım sergilememektir. Öğrendiklerimize saygı duyarken, şüphe etmeden gözümüz kapalı bir şekilde kabul etmemek gerekir. Böyle bir yaklaşım da öğrenmeye engel olur, birey kendine sınır koyarak öğrenmesine ket vurur.

Rollo May Yaratma Cesareti adlı kitabında: ‘’Şüphe ve inanç arasında diyalektik bir ilişki vardır. Hem inanabilme hem de kendi şüphelerini kabul etmeye cesareti olan kişi öğrenmeye sürekli açıktır.’’ Diyor. Aslında burada öğrenmeyi öğrenmekten bahsediyor May.

Öğrenmeyi öğrenmek, öğrendiklerimize yeni bir bakışla bakmak, şimdiye kadar öğrendiklerimizi süzgeçten geçirip, bundan sonra öğreneceklerimize karşı bir tavır içerisine girmektir.

Kısacası öğrenmeyi öğrenmek, sonu olmayan bir keşif süreci, bir yaşam biçimidir.

Kamil ÇOBAN
Yaygın Eğitim Akademisi

Neslihan HİÇDÖNMEZ: Öğrenmenin En Güzel Hali

Her insan farklı şekillerde öğrenir.  Asıl mesele kendi öğrenme yöntemimizi bulmamız… Kendimizi keşfettiğimiz zaman yani nasıl öğrendiğimizi bulduğumuz zaman öğrenmenin en güzel halini yakalamış oluyoruz.

“Öğrenme” doğumumuzla başlayıp hayatımız boyunca süre gelen, bizi biz yapan bir süreçtir. Bizim davranışlarımız, düşüncelerimiz, yeteneklerimiz, tutumlarımız, alışkanlıklarımız hepsi birer öğrenme sürecinin bir çıktısıdır. Bahsettiğim bu sürece bir doğa harikası da diyebiliriz :) İnsanlar ilk doğduğunda, bebeklikte, çocukluk çağında, ergenlikte, gençlikte, 30’lu yaşlarda ya da 80 yaşında dahi olsa nerede olursa olsun ister annenin-babanın yanı ister okul ister sokakta sürekli bir şeyleri öğreniyoruz. Başka ilginç bir olay ise bu öğrenme sürecinin hiç bitmemesi. Hayatımız boyunca bu sürecin bazen isteyerek bazen istemeyerek hep içinde oluyoruz.

Öğrenme yukarıda bahsettiğim gibi çok uzun bir süreçtir. Bu sürecin uzunluğu her yeni bir şey öğrendiğimiz zaman aslında ne kadar az şey bildiğimizi bize her seferinde gösteriyor.

Eğitimlerde ki öğrenmeye gelecek olursak öğrenmenin ve öğretmenin kolay bir yöntemi yaygın eğitimin uygulandığı alanlardır. Öğretmeyi ve öğrenmeyi kolaylaştırma adına bir proje gerçekleştiriliyor. Adı ne mi? Adı; “Yaygın Eğitim Akademisi”.

“Yaygın Eğitim Akademisi” duydunuz mu demeyeceğim eğer bu yazımı okuyorsanız Vopool sitesini takip ediyorsunuzdur ve duymamanız veya görmemeniz de imkansızdır . Yaklaşık bir ay önce yayında olan bir projeydi. Yaygın eğitim akademisi aslında öğrenmeye farklı bir boyut katmaktadır. Ne mutlu ki böyle bir projenin parçasıyım. Proje boyunca bizlere öğretilen bilgileri deneyimleme, aktarma, paylaşma, geliştirme gibi birçok çıktı elde edilmesi planlamakta bu planlar doğrultusunda çeşitli online eğitimler düzenlenmektedir. Online eğitimlere katılmak benim için farklı bir deneyim olmaktadır. Başlangıçta online eğitimlerden ne kadar bilgi edinilebilir ne kadar öğrenebiliriz diye sorgulayabilirsiniz belki ama insan öğrenmek istediği bilgiyi her yerde ve her ortamda öğrenebileceğini düşünüyorum sadece öğrenmeye ve öğretmeye açık olmak ile ilgili bir durumdur :)

Edward Young isimli bir düşünürün sözü aklıma geldi, “Hiç kimseye bir şey öğretemezsiniz, yapabileceğiniz tek şey içlerindeki öğrenme isteğini keşfetmelerine yardım etmektir. “Yukarıda öğrenme sürecinin hayat boyu olduğunu dile getirmiştim. Buna rağmen bazen öğrenemediğimizden ya da öğretemediğimizden şikâyet ettiğimiz zamanlar olur. O zamanlarda hep bu söz aklıma gelir. Öğrenme insanın kendi başına yaptığı bir eylemdir. Bizlere verilen bilgileri biz istediğimiz sürece öğrenebiliriz.

Kolaylaştırıcı olarak görev aldığım eğitim ve atölye çalışmalarında yaygın eğitim kullanmaya özen gösteriyorum. Bu yöntem katılımcılardaki öğrenme potansiyelini açığa çıkarttığına inanıyorum.

İster eğitimde bir katılımcı olalım ister bir eğitimde kolaylaştırıcı veya eğitmen olalım öğrenmeyi öğrenmek veya öğretmek bizim en temel amacımız olmalıdır. Bizler bunun yolunu bulursak öğrenme süreci daha keyifli bir hal almaya başlayacaktır :)

Sürekli gelişen bir dünyada öğrenmeye gün geçtikçe ihtiyaç duyuyoruz. Şimdi Tüm bu bilgileri, deneyimleyerek öğrendiklerimizi bünyemizde tutabilmenin yolunu sorgulayalım. Ben öğrenmeyi kolaylaştıracak yöntemin oyunlaştırarak olabileceğini düşünenlerdenim. Herkes her öğrendiğimiz yeni bilginin buhar olup uçmasını engellemek adına öğrenmeyi kolaylaştıracak bir yöntem bulabilir. Böylelikle hem öğrenme hem de öğretme insanlar için kolaylaşmış olabilir.

Son olarak demem o ki; kendini keşfet, öğrenmeyi öğren, eğlenerek öğren!

Herkese bol eğlenerek öğrenebileceğimiz bir hafta sonu diliyorum. :)

Neslihan HİÇDÖNMEZ
Yaygın Eğitim Akademisi

Yaygın Eğitim Akademisi 1. Toplantı [3 Temmuz 2017]

Merhaba,

Tarihi not edin :) Yaygın Eğitim Akademisi’nin ilk toplantısını yaptık!
Biraz teknik arıza ile karşılaştık, herkesle aynı anda görüşemedik ama olsun! Herkes ile bir şekilde görüştük ve tanıştık.
Kısaca ilk toplantıda neler yaptık? 
– Saat 19.45’ten itibaren toplantı açıldı ve sohbet edildi
– Herkes kendini tanıttı
– Katılımcılar programdan beklentilerini dile getirdi
– Program hakkında genel bilgilendirme yapıldı
– İlerleyen toplantılar ve katılım zorunluluğu konusuna değinildi
– Program ortakları ve mentörler hakkında bilgilendirme yapıldı
– Bi sonraki toplantı hakkında bilgi verildi
– Toplantı saat 21.30 gibi sona erdi
Toplantıya toplamda 12 katılımcı ve 2 eğitmen olmak üzere herkes katıldı.
Toplantı sonunda özet rapor ve toplantı değerlendirmesi anketi katılımcılara mail olarak gönderildi. Anket sonuçları tüm eğitimler bitince tek rapor halinde yayınlanacaktır.
Görüşmek üzere :)

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Araştırmaları Merkezi Ortaklar Arasında!

Gençlik Çalışmaları Derneği ile Boğaziçi Üniversitesi arasında 08/06/2017 tarihi itibari ile iki kurum arasında yapılan İyi Niyet Sözleşmesi imzalandı. Gençlik Çalışmaları Derneği koordinatörlüğünde yürütülen Yaygın Eğitim Akademisi Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliğinde yürütülecek.

Bu iyi haberi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyarız!

Programın Değerlendirme Aşamaları

Değerlendirme

Ön test – Son test (Öğrenme Değerlendirmesi):

Programda yer alan tüm katılımcılar önceden hazırlanacak olan bir “ön test – son test” uygulamasına tabi tutulacaktır. Bu sayede program öncesinde ve sonrasındaki katılımcıların gelişimi takip edilecek, sonuçları infografik olarak paylaşılacaktır.

Günlük sözlü değerlendirme:

Online olarak yapılacak olan tüm faaliyetlerin sonunda sözlü değerlendirme alınacak ve katılımcıların süreci değerlendirilmesi istenecektir.

Günlük form değerlendirmesi:

Her online faaliyet sonrasında sözlü değerlendirme dışında 5 soruluk kısa bir online form katılımcılara gönderilecek ve o gün öğrendiklerini bu forma kaydetmeleri istenecektir.

Program sonu sözlü değerlendirme:

İstanbul’da yapılacak olan sonuç toplantısında tüm katılımcılar ile yarım günlük bir paylaşım ve değerlendirme çalışması yapılacak. Bu çalışma sonunda tüm katılımcılar ile sözlü değerlendirme yapılacaktır.

Program sonu yazılı değerlendirme:

İstanbul’daki bir günlük değerlendirme etkinliği ve seminer sonunda tüm katılımcılara yazılı bir değerlendirme formu gönderilecek ve tüm sürecin değerlendirilmesi istenecektir.

Bireysel blog değerlendirmesi:

Program sonunda tüm katılımcılardan öğrenme süreçlerini ve program hakkında görüşlerini değerlendirmeleri için bir blog yazması istenecek. Bu blog sonrasında projenin ve derneğimizin yayın organlarında paylaşılacaktır.

Katılımcı öz-değerlendirmesi:

Katılımcılara programın ilk toplantısında bir online günlük hesabı açılacak ve burada yönlendirici sorular ile katılımcıların kendi kendilerini ve öğrenme süreçlerini değerlendirmeleri istenecektir.

Kuruluş öz-değerlendirmesi:

Gençlik Çalışmaları Derneği olarak programda aktif olarak yer alan tüm aktörler ile toplantı yapılacak ve program değerlendirmesi alınacaktır. Bir sonraki program için notlar ve öneriler raporlanacaktır. Sonuçlar ve etkiler tartışılacaktır.

Sonuçların Yaygınlaştırılması

               Sonuçların Yaygınlaştırılması

Programın çok boyutlu öğrenme ve materyal anlamında çıktıları olacak. Her bir sonuç ve çıktı şu şekilde yaygınlaştırılacaktır:

Yazılı ve online yaygınlaştırmalar:

Program kapsamında derneğimizin web sitesi, sosyal medya hesapları, yine derneğimize ait vopool.net isimli veri tabanı web sitesi ve sosyal medya hesapları yaygınlaştırma faaliyetleri için aktif olarak kullanılacaktır.

Bunun yanı sıra özel olarak nonformal.org adresi üzerinden programa özel bir web sitesi tasarlanacak ve program ile ilgili tüm süreçler bu web sitesi üzerinden yürütülecek, takip edilecek ve üretilen içerikler buradan paylaşılacaktır.

Öğrenilen ve geliştirilen metotların yaygınlaştırılması:

Katılımcılar online eğitimler süresince öğreneceği ve geliştireceği metotları dahil oldukları kurum, kuruluş ve gençlik gruplarındaki diğer gönüllüler, gençler ve gençlik çalışanları ile paylaşacaktır. Öğrenilen bu yeni yeterlilikleri deneyimlemek için yerel atölye çalışmaları ve eğitimler düzenleyecektir. Bu sayede yaygın eğitim metotlar yaygınlaştırılacaktır.

Ayrıca tüm program bittikten sonra katılımcılar kendi şehirlerinde 1 tam günlük bir eğitim kursu organize edecek ve bu eğitim kursunda hak temelli bir konuyu işleyecektir. Eğitim afiş ve duyurularında programın logosu ve bilgileri yer alırken, eğitim süresince de katılımcılar ile çıktılar paylaşılacaktır.

Yaygın Eğitim Akademisi Sonuç El Kitabı:

Program süresince üretilen yeni metotlar bir el kitabında birleştirilecek ve bu kitap online olarak programın ve kuruluşumuzun web sitelerinde, sosyal medya hesaplarında yayınlanacak ve diğer kurum ve kuruluşların erişimine açılacaktır.

Sonuç Toplantısı:

Programın son aşamasında İstanbul’da bir günlük etkinlik gerçekleştirilecek. Bu etkinliğin ilk yarım gününde katılımcılar ile sözlü ve yazılı değerlendirme alınacak, öğleden sonraki aşaması halka açık bir seminer şeklinde gerçekleştirilecektir. Program, öğrenme çıktıları, üretilen metotlar bu seminerde halka açık bir şekilde sunulacaktır. Yaygın Eğitim Akademisi Sonuç El Kitabı bu etkinlikte basılı olarak gelen seminer katılımcılarına verilecektir.

Program sonunda katılımcılar ve dâhil oldukları kurum / kuruluş(lar) üzerinde beklenen etkileri

Programın katılımcılar; gençlik alanında hak temelli çalışmalar yapan sivil toplum örgütleri, öğrenci toplulukları, resmi olmayan gençlik grupları ve sosyal sorumluluk ve eğitim faaliyetleri yürüten kamu kurum ve kuruluşlardan seçilecektir.

Program sayesinde yaygın eğitim alanında yeni bilgi, beceri ve yeterlilikler geliştiren katılımcılar, dâhil oldukları kurumların faaliyetlerinde bu metotları kullanacak ve yeni eğitim yaklaşımları sağlamasında büyük rol oynayacaktır.

Katılımcı kurum ve kuruluşlar günlük faaliyetlerini yaygın eğitim metotları ile tasarlayacak ve dezavantajlı gençlere erişme kapasitelerini artıracaktır.

%d blogcu bunu beğendi: